Paraguay’lara gitmekle olmuyor

Resim
Merhaba, Ben Sabahattin Gencal, birkaç ay sonra 75’e adım atacağım; ama kendimi öyle yaşlı görmüyorum. Yalnızım. Yalnızlığımı kaliteli yaşamak istiyorum. Öyle, yaşam koçlarının öğütlediği kaliteden söz etmiyorum. Kendi kendimin koçu olarak çabalıyorum. En önemli tutkum okumaktır. Arada bir de bloglarda yazarım. Kötü bir okuyucuyum. Hiç tasvip etmediğim halde her şeyi okurum. Her şeyi okumak, hele bugünlerde günceli kovalamak hasta ediyor insanı. Onun için zaman zaman güncel’in dışına çıkmak gerektiğini anladım. O kadarki Güncel’in ötesi adlı bloğu bunun için açtım. Yeni blog açmak hiçbir şey ifade etmiyor, asıl kafada yeni pencere açabilmektir. Henüz bir pencere açamadım kafamda. Öyle yazdım olmadı, böyle denedim olmadı. Bir türlü güncelin dışına çıkamadım. Demek ki ancak dünyadan çıkınca bu huydan kurtulacağız. İnsan bazen boğulur gibi olur da kendini dışarı atmak ister. Ben de istiyorum ki değişik konulara gireyim çıkayım; demir kafes gibi olan kuralları kırayım. Gönlümce takılayım. Ama …

Aşkın sarımsaklı versiyonunu


Bugün, evimize fazla uzak olmayan Cumartesi pazarına çıktım.
         Pazarlar, esnafıyla, müşterisiyle havasıyla vb. her yerde aynı. Esnafın müşteri çekme yöntemleri de aynı. Seslere kulaklarımız da, beynimiz de alıştı. Yazmam gereken bir farklılık yakaladım:
         14-15 yaşlarında bir ergen “Sarımsak! Sarımsak! Onsuz hayat imkânsız imkânsız.” diye yüksek sesle söyleniyordu.
         Fasulyenin nimetlerini de sarımsağın faydalarını da az çok biliyorduk. Bu çocuğun “Onsuz hayat imkânsız, imkânsız” deyişi acaba neden?
         Pazarda henüz kimseyi tanımıyorum. Oysa İzmit’te Pazar esnafıyla konuşurdum. Hallerini az çok tahmin ederdim. Pazarda gözlem yapabilenler insanımızın ne durumlara düştüklerini de anlayabilirler.
         Eskisi gibi pazarcı esnafımızın dertlerini dinleyebilir miyim bilemem. Ama bir gün röportaj varı konuşmalara karar verirsem Sarmısakçı gençten başlayacağım:
         Gencimiz, “Onsuz hayat imkânsız imkânsız” derken gerçekten sarımsaktan mı söz ediyordu. Hiç zannetmiyorum. Müşteriye bakmıyordu bile. “Sensiz hayat…” da diyemiyordu; ama… Belli ki sevgilisi vardı beyninde, gönlünde. Burası, bence belli; ama sevgiliyi sarımsağa benzetmesi niçindi?
         Sevgi de, sevgili de sarımsak gibi yararlı. Burası tamam. Ama sarmısağın kokusuna ne demeli?
         Ben az okumadım. Birçok benzetmelerle karşılaştım; ancak yukarıda sözünü ettiğim sarımsak benzetmesini duymadım.
         Gençle konuşabilsem, “Dedeciğim, bu benzetmeleri de nerden çıkarıyorsun?” derdi belki. Sonra da ekleyebilirdi; “Bizim geçim derdinden başka derdimiz mi olur?” Gencin ne diyebileceğini bilmem; ama sizin ne diyebileceğinizi, az çok tahmin edebiliyorum:
         “Aşkın sarmısaklı versiyonunu çarşı pazarda değil televizyonlarda ara.” Yararını kaybetmiş; ancak kokusu arşa çıkan sarmısaklar…
         Bu yazıyı… Yok, öyle değildi. Doğrusu:
         Bu yoğurdu sarmısaklasak da mı saklasak, Sarmısaklamasak da mı saklasak.
         Sabahattin Gencal,
         Hamidiye- Çekmeköy- İstanbul, 13.05. 2017
         ______________________________
EK:1

         Cem Yıldız - İmkânsız Aşk







Gecenin en siyahında
Umudun bittiği yerdeyim
Köşeyi dönsem ölüm
Düz gitsem hayat
Gölgeler içindeyim

Sen imkânsızsın
Sensizlik imkânsız
Aşk imkânsız

Çemberin en dışındayım
En çıkmaz sokaktayım
Çığlık atsam sessiz
Sussam yine çaresiz
Gölgeler içindeyim

Sen imkânsızsın
Sensizlik imkânsız
Aşk imkânsız
*
Ek: 2
Sarımsağın Sağlığımıza Yararları
Sarımsağın besin değeri ihmal edilecek değerde olmasına karşın, sağlığımıza yararlı etkileri çok fazladır. Şöyle ki;

·         Sarmısak, bedenin bağışıklık sistemini uyarır: yani antibiyotiklere benzer etkiler yaparak bedendeki enfeksiyonlara karşı savaşır:

Bu bağlamda nezle, soğuk algınlığı, uçuk; mide, bağırsak ve mantar iltihapları, arpacık gibi bakteri, virüs ve mantarların oluşturduğu enfeksiyonlar sayılabilir.

·         Kandaki kolesterol düzeyini düşürür: Yapılan araştırmalar, günde iki diş sarımsak yiyen kişilerin kolesterol düzeyinde, kısa dönemde %10'luk düşüşlerin gerçekleştiğini ortaya koymuştur.

·         Sarmısak, kanı sulandırır ve kan dolaşımını hızlandırır: Bu sayede sarmısak, kalp krizi ya da felç geçirmeye neden olabilecek damar tıkanıklıklarını önler.

·         Yüksek tansiyonu düşürür: Araştırmalar, makul düzeyde sarmısak alımının bile bu etkiyi sağladığını göstermektedir.


·         Sarmısak, kan sekerinin düzeyini düşürür: Bu sayede bazı şeker hastalarına sarmısak yemenin iyi geldiği yapılan bilimsel araştırmalarla saptanmıştır.

·         Bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır. Yapılan araştırmalarda sarmısak tüketen kişilerde, özellikle mide kanserine yakalanma tehlikesinin azaldığı belirlenmiştir.

·         Sarmısak kronik bronşiti önler, etkisini azaltır.

·         Balgam, idrar, safra ve gaz söktürücüdür.

·         İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır.

·         Sarmısağın, afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri bulunduğu, Doğu ve Batı kültürlerinde savunulmaktadır.

Sağlığımıza yararlı bu etkilerinden faydalanmak için, sarımsağın diyetimize katılması ve günde iki diş sarmısak yenmesi gerekir. Daha fazla tüketilmesi sarımsağın yararını artırmaz. Ayrıca sarımsağın yüksek sıcaklıklarda pişirilmesi sağlığa yararlı etkilerini azaltmaktadır. Kokusundan şikâyetçi olanlar için piyasada sarmısak kapsüllerinin satılmakta olduğunu da anımsatırız.
  
Halk arasında, yüzyıllar boyunca birçok hastalık ve rahatsızlığa çare olarak kullanılan sarımsak, günümüzde de, modern tıbbın gelişmediği veya ulaşamadığı yerlerde iştah açıcı, yaraları iyileştirici, tansiyon düşürücü, öksürük kesici, tifo, dizanteri ve damar tıkanıklığı gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaya devam etmektedir.
Sarımsağın bileşiminde şekerler, vitaminler (A, B, C), kükürtlü bir uçucu yağ ve içerisinde bol olarak allil sülfür bulunuyor.
Sarımsağın özel kokusu ve tadı bundan ileri geliyor. Sarımsağın ihtiva ettiği yağ olan 'Oleum allicine', 1944 senesinde J. Cavallit•ve J. Bailey adlı iki Bilim adamı tarafından keşfedilmiş. Bu yağın 1 miligramı, 15 OE penisilinin aktivitesine eşit kıymetli bir deva.

Uzmanlar, sarımsağın, salgın hastalıkların yayılmasını engelleyen en önemli faktör olduğunu belirtiyor. Mikroplarla iç içe yaşayan, kontrolsüz yiyecekleri tüketen, kanalizasyonların yollara aktığı gecekondu mahallelerinde yaşan insanların salgın hastalıklarla karşılaşmamasının en büyük sebebi, sarımsak olarak gösteriliyor.
Yalnızca mikrobik hastalıklardan insanları koruyan sarımsak, Avrupa'da en önemli ölüm sebebi olarak bilinen Kanser ve damar hastalıklarına karşı da insanları koruyor.


============================================
Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kelimeler

En yaşlı zeytin ağacı Hz. İsa ile yaşıt olabilir