70'inde doğuran, ortalama 120 yıl yaşayan, kanser bilmeyen Hunza Türkleri...

Resim
70'inde doğuran ortalama 120 yıl yaşayan kanser bilmeyen Türkler Bu Türkler kansere yakalanmıyor 120 yıl yaşıyor sırrı ise…
Yukarıdaki satırlar dikkatinizi çekti mi?          Desenize, böyle bir giriş kimin dikkatini çekmez?
         Yukarıdaki satırlar benim yazdığımı düşünmüyorsunuz değil mi?
         Peş peşe soru cümlelerini sıralayıp sizi sabırsızlaştırdık mı?
         Merak etmeyin. Sabrın sonu selâmet derler ya… Şimdi yukarıdaki ilginç satırların devamı olan metinden alıntılar var sırada. Sırf sizlerin hatırı için yapıyorum bunu; yoksa önce gezimi anlatacaktım.
         Arada bir, geziye- tabii hayali geziye- çıktığımı biliyorsunuz. Bu günde gezdim… Aman aman gezin sende kalsın diyenler için kısa kesiyorum: Gezdim, gördüm, yazıyorum… Yanlış anlaşılmasın gezi izlenimlerimi ve gözlemleri değil; sadece ve sadece alıntıları:


Hunza Türkleri Hun Türklerinden geliyor. Pakistan ve Hindistan sınırında yaşayan bu insanların çok ilginç bir özelliği var.. Kadınlar 65-70 yaş arasında anne olabi…

"Om mani padme hum:Mücevher içinizde. Nilüfer çiçeği bile çamurda yetişebiliyor!"




Yine canım sıkılıyor.

Yine karamsarlık kapladı beni. İstanbul'u saran kara bulutlar ortalığı sele boğarken içimdeki bulutlar bir “mısra” bile olamıyor.  

Yine tembelleştim:

Ne yürüyüş yapabiliyorum ne de televizyon seyredebiliyorum.

Fotoğraf albümlerimi karıştırmak yasak, anılara dalmak yasak…

Sıkıntımı kâğıda dökmem de yasak.

Bu yasakların adı otosansür.  Hem ölü rahatsız olurmuş hem ben. Allah’ın (c.c) gücüne de gider.

O halde, önceleri yaptığım gibi ne yazacağımı bilmeden, bilemeden oturuyorum klavyenin başına.

Bugün de internet dünyasında bir yere gitmeliyim. Hani geçen yazımda dediydim ya;
Sabahattin Gencal Okuma Odası adlı bloğumu 123 ülkeden tıklamışlar. Bazı ülkelerden az tıklama gelmiş; işte, bunlardan birine gidiyorum. Şimdi istatistiğe bakıp o ülkenin adını açıklayacağım:

İşte, o ülkenin adı: Nepal

Eee, şimdi ne yapacağız?

Google’ye tıklayıp duracağız. Açılan sayfaları okuyacak ve bazı satırları yazımızın sonunda paylaşacağız.

“Buldum buldum.”desem yeridir.  Tesadüfen huzur ülkesini bulmuş oldum. Bu dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan ülkeden huzur yüklenemezsem de biraz oyalanırım ya…

Huzur, dinginlik, sakinlik, barış arayan herkese o tarihi güçlü kapılarını sonuna kadar açan Nepal, bu anda bana da kapılarını açar mı dersiniz?

“Kapıların tıklanmadan açıldığı olur mu?” diyecek oluyordum ki elektronik donanımlı kapıları hatırladım. Bir de hayal kapılarını…

İnternetteki yazıları herkes okur. Okumak güzel; ama yazılan ortama gitmiş gibi olmak başka.

Nepal’le ilgili birçok fotoğraf var. Ama inanın, okuduklarımdan hareketle hayalen çektiğim fotoğraflar daha ilginç. Müzik için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Müzik kültürümüz, maalesef yok. Buna rağmen müzik videolarını dinledim. Sadece dinledim.

Yazıları okumakla kalmadım, kendi kendime yorumlar da yaptım. Düşünebiliyor musunuz 30 milyon nüfuslu bir ülkede 40’dan fazla etnik grup var. 70’de fazla etnik dil konuşulmaktadır. Birçok dine mensup Nepalliler oldukça inançlıdırlar. Yalnız başkentte 3 bin tapınak var.

Nepal’de her inanışın ve her ırkın okulları vardır. Bu okullar farklı zamanlarda tatile girip farklı tür eğitimler verirler.

“Sahip olduğu etnik farklılıkları, bir bahçedeki farklı güzel çiçekler olarak gören ve hümanist ve barışçıl bir yaşam ortamı sunan Katmandu şehri, bu anlamda tüm dünyaya örnek teşkil etmektedir.”

Burada yaşayanların yüzünde gülümseme hiç eksik olmuyormuş. İnanalım mı?

Huzur, barış vb. kavramlar geçince yine hep Türkiye’mizi düşündüm. Yani hayalen bile ayrılamıyorum güzel yurdumdan. Hayalimde bile güzel insanlarımız için huzur formülleri düşünüyorum. Ben de şaşırıyorum bu işe. Kendi can sıkıntımın nasıl giderileceği üzerinde kafa yoracağına… Anlıyor musunuz?

Aslında iyi geçti Nepal seyahatim. Hem bambaşka bir ülke gördüm. Hem “yaşam önerilerinin” daha önce aldığım önerilerle örtüştüğünü gördüm.

Önerileri, sadece öğrenmek can sıkıntısını gidermez. Uygulama şart…

"Om mani padme hum: Mücevher içinizde. Nilüfer çiçeği bile çamurda yetişebiliyor!"

İçimizdeki çiçekleri yetiştirebilmek umuduyla.

Sabahattin Gencal, Hamidiye-Çekmeköy_İstanbul




v Nepal
Güney Asya'da bir ülke
Nepal ya da resmî adıyla Nepal Federal Demokratik Cumhuriyeti, Güney Asya'da Çin ile Hindistan arasında yer alan bağımsız bir ülkedir. Ülkenin sınırları içinde dünyanın en yüksek noktası olan Everest tepesi yer alır. Başkenti Katmandu'dur. Vikipedi
Para birimiNepal rupisi
Nüfus28,98 milyon (2016) Dünya Bankası
Resmi diliNepali
*


v Nepal bayrağı dünyada dikdörtgen olmayan birkaç sayılı bayraktan birisidir. Kırmızı bir renge sahiptir. Bayrağın kenarı mavidir. Kırmızı, savaştaki zaferlerini; mavi barışı simgeler. Nepal bayrağında hem güneş, hem de ay vardır. Bayrağındaki ay-yıldız figürünün kadim Türk uygarlıklarıyla etkileşimler sonucu oluştuğu ileri sürülür. Güneş sarayı, ay ise 1951 yılına kadar ülkeyi yöneten Rana ailesini temsil eder.
*

v Hindistan’ın tersine, hiçbir zaman sömürgeleştirilemeyen Nepal, Trans Himalaya geleneği, yoğun nüfusu, ortaçağ şehirleri, pagoda tarzı mimarisi, festivalleri, geçitleri ve hepsinden öte, nüfusunun %80’den fazlasının yaşadığı bozulmamış kasabaları ve teraslanmış köyleri ile ziyaretçilerine basit bir yaşam tarzı sunar.
*

v 200 yıldır hiçbir ülkeyle sürtüşmeyen ve tarih kitaplarında “ düşman ülke ” diye bir kavram bulunmayan Nepal’in Katmandu şehrinde, 40’tan fazla etnik grup uyum ve barış içinde yaşamakta; resmi dil Nepalce’nin yanı sıra 70’ten fazla etnik dil konuşulmaktadır. Sahip olduğu etnik farklılıkları, bir bahçedeki farklı güzel çiçekler olarak gören ve hümanist ve barışçıl bir yaşam ortamı sunan Katmandu şehri, bu anlamda tüm dünyaya örnek teşkil etmektedir.
*

v Nepal’in Ekonomisi: Güzel insanların ülkesi Nepal, Dünya’nın en fakir ve gelişmemiş ülkelerinden biridir. Ne yazık ki nüfusun %30’u yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. En büyük gelir tarım olsa da, turizmin payı da gittikçe artmaktadır. Tarıma dayalı basit sanayi gelirleri de vardır. İç ekonomisi dışında göçmen işçi olarak dünyanın farklı yerlerinde çalışan Nepallilerin de ülkeye gönderdikleri paralar çok önemlidir.
*

v Kapitalist düzenin yoksunluğuyla rekabetin, hırsın, çatışmanın olmadığı Nepal yüksek saf enerjisiyle huzur, dinginlik, sakinlik, barış arayan herkese o tarihi güçlü kapılarını sonuna kadar açmaktadır.
*

v Dünyanın çatısı Nepal…
Her yerde pazarlık yapılması gerekmektedir. Bu konuda ben çok ısrarcı olunmaması taraftarıyım. Gelir düzeyleri oldukça düşük ve en önemli para kaynakları turistler. Bizim için bazı şeyler sadece 1-2 dolar ama bu parayla haftalarca geçiniyorlar veya öğrenciler okuyor. Zaten çok ucuz bir ülke Nepal
*

v Kathmandu sokaklarındaki ilk  izlenimim, buranın tozlu, pis ve fakirlik içinde bir yer olduğu. Sonradan bu kavramların hepsinin benim yaşadığım kültür ile ilgili olduğunu anlıyorum. Mesela burada temizlik anlayışı bedeni değil, ruhu temizlemek üstüne kurulmuş. Bildiğiniz şeyleri bir kenara bırakıp, önyargısız gitmeniz gereken bir yer burası. O zaman daha rahat geziyorsunuz.
*

v Nepal’de Dinler: Oldukça inançlı olduğu kabul edilebilir Nepal nüfusunun; %80’i Hindu, %12’si Budisttir. %4’ü Müslüman olan ülkede %4’te ‘Folk’ takılır. Dinlerle ilgili kısa bilgilere Hindistan Gezi Rehberi‘mizin Hindistan’da dinler ve diller sayfasından ulaşabilirsiniz.
*

v Kadınların sadece %26’sının, erkeklerin de %62’sinin okuma-yazma bildiği Nepal’de her inanışın ve her ırkın okulları vardır. Bu okullar farklı zamanlarda tatile girip farklı tür eğitimler verirler. Nepal’deki ırk sayısı 60 civarındadır. Bu ırkların konuştuğu yerel diller ise 70’i geçmektedir. Bu kadar karışımın olduğu Nepal; tüm ırkların bir bütünlük çatısı altında birleştiği, Hindularla Budistler’in yan yana aynı tapınakta ibadet ettikleri, kavgaların hiç yaşanmadığı, insanların Namaste diyerek gönülden herkese gülümsedikleri bir ülkedir.
*

v Mistik şehir Katmandu’nun otantik sokaklarında dolaşırken kendinizi bambaşka bir dünyada hissedebilirsiniz. Basit ve temel hayat standartlarında yaşayan bu sıcakkanlı ve alçakgönüllü insanların yerel kültürlerini tanıdıkça, yeni dünya görüşleri edinebilirsiniz.
*

v Tapınaklar kenti Katmandu... Bir zamanlar barışın simgesi olan Katmandu'da şimdi terör hakim. Himalayaların çevrelediği kentte tam 3 bin tane tapınak var.Buna sokak aralarındaki küçük tapınaklar dahil değil. Kentin dar sokaklarında dolaşırken kendimi bir filmin içinde geziniyormuş sandım.Mehmet Yaşin, 8 Aralık 2002
*

v Katmandu şehrinin dini ve sosyal merkezi konumundaki meydan, dünyevi her şeyden elini eteğini çekmiş sadece ibadet için yaşayan Saduları, Brahma rahiplerini, kalabalık bir turist nüfusunu, sokaklarda dolaşan inekleri ve dilencileri içerisinde barındıran karışık ve canlı bir atmosfere sahiptir. Meydan; birçok avludan ve birbirine geçişlerle bağlı tapınak, mabet ve sarayların bütününden oluşmaktadır.
*

v '' Ne ekersek onu biçeriz “ deyişine çok sahip çıkmışlar. Yani kısacası buradaki insanların yaşamı KARMA felsefesi üzerine kurulmuş. Kim gelirse gelsin ülkelerine herkese aynı davranış içinde bulunuyorlar. İnsanlar mutlular, çok fazla açlık ve sefalet görülmüyor. Her birey yaşamına razı olarak yaşıyor.
*

v Nepalliler her sabah gündoğumundan önce kalkıp tapınaklara doğru giderler. Hindular da  Budistler de yakındaki tapınak Hinduymuş ya da Budistmiş diye ayırmadan o tapınağa gidip sunaklarını Tanrılara sunarlar. Sağlık, huzur, mutluluk için dua ederler. Ardından eve dönüp çoğunlukla mercimekten oluşan çorbalarını ve çapati dedikleri ekmeklerini yiyerek kahvaltı ederler. Evde mercimek yoksa çorba mantardan, pirinçten, soğandan, lahanadan da olabilir.
*

v Nepal tam bir cennet. Burada yaşayanların yüzünde gülümseme hiç eksik olmuyor, çünkü ölümsüzlüğe inanıyorlar. Bugün yaptıklarından yarın sorumlu olacaklarını bilerek yaşıyorlar.
*

v Mottosu “city of love” (aşk şehri) olan Katmandu, 1960’lı yıllarda hippilerin akınına uğramıştır. Sevginin, barışın ve uyumun simgesi hâline getirdikleri Katmandu şehrine akın eden zamanın çiçek çocukları, şehirde özellikle Freak Street Caddesi üzerinde toplanmışlardır. Bu sayede tüm dünyanın dikkatini çeken Katmandu şehri, ziyaretçilerine sahip olduğu eşsiz doğayı, zengin kültürel mirasları ve bohem hayat tarzını sergileyerek kendini dünyanın en merak edilen turistik cazibe merkezi hâline dönüştürmeyi başarmıştır
*

v İnanılmaz güzellikte bir şarkı duyuyorum. O an bu ruhani yerden başka hiçbir yerde olmak istemediğimi anlıyorum. Şarkının unutamayacağım ve bundan sonra da burada bulunduğum süre içinde bir çok yerde duyacağım sözleri, ''OM MANİ PADME HUM'' diyor. OM; Dünya'daki ilk sesi temsil ediyor. MANİ; mücevher demek. PADME; nilüfer çiçeği, HUM ise birlik, bölünmezlik anlamlarına geliyor. Cümlenin felsefesi: İyiliğe ulaşmak için her şeye sahipsiniz. Mücevher içinizde. Nilüfer çiçeği bile çamurda yetişebiliyor!!!
*************************************************

v Nepalliler müziklerinde genellikle vurmalı çalgılarını kullanırlar. Bazı yörelerin insanları da saarangi dedikleri üç telli kemana benzer bir çalgıyı da kullanırlar. Flütte onların geleneksel müziklerini çalmak için kullandıkları bir diğer çalgıdır. Bu çalgıları kendi elleriyle yapıp turistik yerlerde de satarlar.
*

v İşim gereği 110’a yakın ülke gezdim; nice sıra dışı inanca, geleneğe tanıklık ettim ama hiçbiri bana Nepal’dekiler kadar şaşırtıcı ve farklı gelmedi!Öğrendiğim, gördüğüm, denk geldiğim her şey Nepal’in seyahatseverler için neden daima gizemli ve mistik bir ülke olduğunu doğrular nitelikteydi... Sadece başkent Katmandu’nun tapınaklarını gezmeniz bile bunlardan bir kısmını öğrenmeniz için yeterli.Mesela size Nepalli küçük kızların 3 - 4 yaşlarındayken ‘Bel Bibaha’ töreniyle bir meyveyle evlendiklerini söylesem şaşırır  mısınız? Veya     9 - 10 yaşlarında, ilk âdetlerini görmeden önce ‘Gufa’ töreniyle güneşle evlendiklerini? Kusursuzluklarını kanıtlayan 32 kritere sahip bazı kız çocuklarının ‘Kumari’ yani ‘Yaşayan Tanrıça’ kabul edildiğini? Sanki kurgusal bir dünyayı anlatan bir roman okuyormuş gibi hissediyor insan kendini tüm bunları öğrenirken ama hepsi gerçek!  
      Gülhan Şen
*

v Kast sistemi kuralları
Nepal, Hindistan, Sri Lanka ve bazı Afrika ülkelerinde uygulanan, çok acı bir sosyal yara olan kast sistemi de ayrı bir konu! İnsanlar burada dört ayrı sınıfa ayrılıyor ve özellikle kırsal kesimlerde maddi, manevi tüm ilişkiler aynı sınıftan insanlar arasında gerçekleşiyor sadece. Katmandu sokaklarında mikrofon uzattığım gençler çok sevseler bile ailelerinin alt sınıftan biriyle evlenmelerine izin vermeyeceğini söylüyor.
Nepalliler canlıların beş elementten oluştuğuna     inanıyor! Hava, su, ateş ve toprağın yanı sıra ‘gökyüzü’nü de ayrı bir element olarak kabul ediyorlar. Ve ölü yakma törenleriyle bedenin tüm elementlere geri dönüş yaptığını düşünüyorlar...
Gezegenimizin gökyüzüne en yakın noktası Everest Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Nepal     belli ki, her şeyiyle Dünya’nın geri kalanından tamamen farklı;     bambaşka bir     gezegen gibi!
Gülhan Şen
*

v Bu Tantra Hindistan`dan geldi. İster inanın ister inanmayın, onu okumak için birkaç dakikanızı ayırın, olur mu? İçinde, ruh için yararlı birçok mesaj var. BU İYİ ŞANS İÇİN BİR NEPAL TANTRA TOTEMİ
YAŞAM İÇİN ÖNERİLER

Ø İnsanlara beklediklerinden daha çok şey ver ve bunu zevk alarak yap.
Ø En sevdiğin Şiiri ezberle.
Ø Dinlediğin her şeye inanma, sahip olduğun her şeyi harcama ve istediğin kadar uyuma.
Ø "Seni seviyorum" dediğinde, cidden söyle.
Ø Üzgünüm dediğinde, o kişinin gözlerinin içine bak.
Ø Kimseyi kırma, hakaret etme.
Ø İnsanları akrabalarına göre yargılama.
Ø Yavaş konuş, ama hızlı düşün.
Ø Kaybettiğinde, ders al.
Ø 3 "S"yi unutma: Kendine Saygı; başkalarına Saygı; herşeyde Sorumluluk.
Ø Küçük bir anlaşmazlığın büyük bir arkadaşlığı bozmasına izin verme.
Ø Hata yaptığını farkettiğinde, onu hemen düzelt.
Ø Telefona cevap verirken gülümse. Seni arayan kişi bunu sesinden anlayacaktır.
Ø Biraz yalnız kal.
Ø Değişikliklere kucak aç, ama değerlerini yitirme.
Ø Suskunluğun, bazen, en iyi yanıt olduğunu unutma.
Ø Daha çok kitap oku, daha az televizyon seyret.
Ø İyi ve saygın bir hayat sür. İleride, yaşlandığında ve geçmişi hatırladığında, birkez daha nasıl zevk aldığını göreceksin.
Ø Allah'a güven ama arabanı kilitle.
Ø Evde sevgi dolu bir atmosfer önemlidir. Huzurlu ve uyumlu bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.
Ø Sevdiklerinle anlaşmazlığa düştüğünde, o anki duruma önem ver.
Ø Geçmiste çok yaşama.
Ø Satırlar arasını oku.
Ø Bildiklerini paylaş. Ölümsüzlüğü elde etmenin bir yoludur.
Ø Dua et. Duada, ölçülemeyecek bir güç saklıdır.
Ø Başkalarının işine burnunu sokma.
Ø Yılda bir kez hiç gitmediğin bir yere git.
Ø Unutma, istediklerini elde edememek, bazen büyük bir şanstır.
Ø Bütün kuralları öğren, sonra bazılarına uyma.



Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kelimeler

En yaşlı zeytin ağacı Hz. İsa ile yaşıt olabilir